Teknoreset
Ana Sayfa > Teknoloji Haber > Dijital Çevre’de Sınıfta Mı Kaldık?

Dijital Çevre’de Sınıfta Mı Kaldık?

Dijital Çevre’de Sınıfta Mı Kaldık?
İnsan gücünü azaltarak kaliteyi ve verimi arttırmayı hedefleyen sanayi 4.0, inovasyon odaklarıyla yeniliklerine devam etmekte ve değişimleri de artık saniyeler almaktayken yeşil bir alarm yandıysa!!!

Rahat bir hayat sunmak isterken yaşamak için alanlarımızın, havamızın ve de sularımızın kalmadığı ve kalanlarının da kalitelerinin düştüğü bir tasarım yaşamında yaşamayı ve geleceğimizi de yaşatmayı düşünmeyiz herhalde… Peki bu kadar teknolojinin arasında bize bu yeşil alarm ile gelen tehlikeyi haber veren sistemler nelerdir?

Bu haftaki yazımda sizlerle çevre teknoloji için kullanılan odak noktadan, dartın merkezinden, sistemin beyninden kısacası otomasyonlarından bahsedeceğim.
Öncelikle nedir bu alarmı verdirecek tehlikeler, onlara bir göz atalım. Örneğin bir mercinin bilhassa da sanayiye yakın alandaki hava kirliliğinden insanın solumaması gereken bir gazın seviyesinin belirlenmesi, kapalı alanlardaki, mağazalardaki iç ortam hava kalitesi, arıtma tesisinde kullanılan kimyasal işlemlerdeki maddelerin azalması veya sisteme olan yan etkileri, musluktan akan kullanım suyundaki zararlı bir mikroorganizmanın varlığı, kullandığımız birçok kişisel ve genel temizlik malzemelerinin manzaralarını seyretmeye doyamadığımız denizlerimize olan zararları veya geçen haftaki yazımda paylaştığım çöplükten biyogaz ve elektrik üretimindeki aksaklıklar…

Hayatımızın hemen hemen her alanında, ister teknik isterse gündelik olsun bir şekilde çevreyi etkilediğimiz aşikardır. Bunların sınırını da bilmemiz gerekir ki gereği gibi önlemlerini alalım.

Bu anlamda kullandığımız sistemlerden ve sisteme bağlı yan ürünlerden bahsederek asıl konumuza gelmek istiyorum. Bir teknik saha üzerinden konuyu aydınlatacağım. Çevre mühendislerinin ağırlıklı olarak çalışma alanı olan ve bu otomasyon teknolojilerinin de çokça kullanıldığı arıtma tesisleri; içme veya atık su. Suyun girişinden çıkışına kadar suya akış yönü veren, arıtımının sağlanması için bazı kimyasalların girişlerini ve miktarlarını belirleyen yan teknolojiler vardır ve bunların hepsi kontrol mühendisinin parmağının altındaki tuşa bağlı olarak çalışırlar.

“Dijital Çevre’de Sınıfta Mı Kaldık?” derken ne demek istiyoruz? Bu otomasyon sistemlerini biz mi üretiyoruz yoksa dışarıdan mı alıyoruz? Sanayi 4.0 inovaston tasarım odaklı teknolojik uygulamaları dünyada hızla yaygınlaşmakta. Türkiye kısa zamanda dünya skalalarını sarsacak kadar ilerlese de henüz 2.0-3.0 seviyelerinde teknolojik uygulamaları kullanmaktadır. Özel sektörde üretimlerin hız kazanması ve yapılan teknolojilerin de titizlikle yapılması ayrıca devlet sektörünün de bu yeniliklerle iş birliği içerisinde çalışarak gerekli şekilde uygulama hizmetleri sunması bizi 4.0’a getirecek gözüyle bakmamızı sağlıyor. Şuan ağırlıklı olarak kullanılan teknolojiler Alman üretimine ve firmalarına aittir. Biz neden kendi ekipmanımızı, sistemimizi, teknolojilerimizi üretmiyoruz veya ürettiklerimizi pazarlamıyoruz? Bu soruyu aklımızın bir kenarında bulundurarak yazıma devam etmek istiyorum…
İlk olarak seçilecek olan otomasyon sisteminin özellikleri; dört ana prensibe dayanır:

-kolay montajlama-kolay değişim
-kolay haberleşme-kolay bağlantı
-sisteme kolay kontrol edilebilirlik
-belirlenen standart değerleri sağlama

Otomasyon sistemlerindeki bu seçimler tüm tesisi ve dahi sonuçlarında tüm yaşamı bile etkilemektedir. “Beyin” sizsiniz! Asıl nokta bu sistemleri kurarken belirlenen programlamadır ve bunun için de dikkat edilecek hususları sizlere verdim.

Sizlere otomasyon sistemleri ile ilgili kısaca bir bakış açısı vermek istedim. Uygulama alanları fazlasıyla genişlemekte ve de değişmektedir. Yavaş yavaş artık bizler de onları hayatımızın belli alanlarına almış durumdayız. Öyle de gözüküyor ki üretimlerimiz devam ettiği sürece kendi sistemlerimizi de yapar ve ticarileştirir hale geleceğiz ki bizler de bunu istemekte ve çalışmaktayız.

İlerleyen yazılarımda inovasyon odaklı sanayi 4.0’dan bahsedeceğim. Kontrol sizde olsun, merkezde kalın…

Hazırlayan : Betül Sena SAĞLAM

Bir Cevap Yazın

Yukarı