Teknoreset
Ana Sayfa > Web > Sınırlı Kartlar ile Sınırsız İhtiyaçlar

Sınırlı Kartlar ile Sınırsız İhtiyaçlar

Türkiye’de kredi kartı sayısı 1990’lı yılların başında, sadece 556 bin iken, 2000 yılında 13.4 milyona, 2012 yılı sonunda ise 54.3 milyona ulaşmış, Türkiye kredi kartı piyasası kart sayısı bakımından Birleşik Krallık’tan sonra 2. büyük pazar haline gelmiştir (Avrupa Merkez Bankası, 2012). Kredi kartı sayısında 2002-2012 dönemleri arasında görülen %245 oranındaki büyüme, kredi kartı ile yapılan işlem tutarının artmasında da etkili olmuştur.

Sektörel olarak taksitli işlemler incelendiğinde ise, aylar bazında taksitli cironun (işlemlerin) daha çok yapıldığı sektörler sıralamasında Elektrik-Elektronik Eşya-Bilgisayar, Giyim ve Aksesuar, Mobilya ve Dekorasyon, Sigorta ve Telekomünikasyon sektörleri önde gelmektedir. Bu sektörlerde, taksitli işlemlerin tercih edilmesinin sebebi, daha büyük tutarlı işlemler içermekte olmalarından ileri gelmektedir.

Kredi kartı büyümesinin sebeplerini araştırmaya yönelik olarak ortaya konan etkenler dışında kalan bazı etkenler de kredi kartı kullanımının artmasına destek olmuştur. Bunların başında internet kullanımının yaygınlaşması ve internet üzerinden alışverişin artması gelmekte olup, internet üzerinden yapılan alışverişlerde çoğunlukla kredi kartı kullanılmaktadır(Canan Özkan, Türkiye’de kredi kartı kullanıcı profili ve davranışı analizi, 2014).

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tasarruf arttırmaya yönelik 1 Şubat 2014’ten itibaren cep telefonu satışında kredi kartına taksitli satışı tamamen yasakladı. Bu yasakla beraber diğer ürünlerde kredi kart taksitlerinde üst sınır 9 taksit olarak belirlendi. Bu uygulama alışveriş hareketlerimizde bazı değişikliklere sebep oldu. Bu yazımızda bu yasağın teknoloji yaşantımıza olan etkilerini inleyeceğiz.

Zaman geçtikçe teknolojik araçlar bizler için zorunlu ihtiyaçlar haline geldi. Kıyafete, ayakkabıya nasıl ihtiyaç duyuyorsak, telefona, tablete, bilgisayara da öyle ihtiyaç duymaya başladık. Öylesine ihtiyaç duymaya başladık ki kredi kartı harcamaları patladı. Hiç ödemeyecekmişiz gibi ürün satın almaya başladık. Zaten kredi kartının özelliklerinden biri de bu değil midir? Elinizde bir kart ile kasaya gider, harcamayı yaparız. Ödemenin ne kadar olduğunu önemsemeyiz. Nasıl olsa taksite bölünecek ve küçük(!) meblağlar ödeyerek borcu kapatacağız. Peki kart yerine nakit para ile ödesek ne olurdu? Alacağımız televizyonu seçiyoruz, fiyatı 3500 TL. Ödeme için kasaya gidiyoruz. 3500 TL demek bir tomar para demek (Cebimizdeki para 10 TL’lik desteler halinde olsa nerdeyse 4 deste, 20 TL’lik olsa 2 deste, 50 TL’lik olsa nerdeyse 1 deste). Peki tüm tutarı tek tek sayarak ödesek bu kadar kolay ürün alabilir miyiz?

Peki bu yasak, harcamaları kısıtlamada etkili oldu mu? Tabii ki hayır. Bankalar telefon almamız için kredi vermeye, büyük mağazalar kefil göstermek suretiyle yüksek faizler ile senet yapmaya başladı. Kısacası kayıt altında olan bir cari açık varken bu kez kayıt altında olmayan bir sistem oluştu. Kısacası yine elimize yüzümüze bulaştırdık.

Alışveriş düşmanı yada teknoloji karşıtı falan değilim. Mesleğim gereği istesem de olamam zaten 🙂 Ben insanların ihtiyaçlarından fazlasını tüketmesine karşıyım. Zaten ülke olarak ithalatta zirveye oynuyoruz. Kullanmadığımız şeyler için para ödememiz bir yana dursun bu parayı bir de yurtdışına ödüyoruz.

Sizlere tavsiyem teknolojik ürün almadan evvel 2 kez değil 5 kez düşünün. O ürünü aldığınızda size ne kadar fayda sağlayacağını, gerçekten ihtiyacınız olduğu için mi yoksa egonuzu tatmin etmek için mi alacağınızı düşünün. Sonuçta para kolay kazanılmıyor. 🙂

Hazırlayan : Mehmet Akif ELİGÜL

Bir Cevap Yazın

Yukarı