Adanmış Hayatlar

0
13

Son günlerde teknoloji gündemi oldukça yoğun. Huwaei-Amerika savaşı, Uber’in UBERXL faaliyetlerini Türkiye’de durdurması, TikTok uygulamasını yapan şirketin akıllı telefon üreteceği gibi konular var. Fakat bu yazımda gündemden uzaklaşıp, teknoloji-insan ilişkisine değinmek istiyorum.

Deutsche Bank Mayıs ayında küresel fiyatlar ve yaşam standartlarını tespit etmek amacıyla hazırladığı ‘Mapping the World’s Prices 2019’ raporunu yayımladı. Raporda dünyadaki belli başlı şehirler yaşam koşulları bakımından birbiriyle karşılaştırıldı. Şehirlerde yaşayanların aylık ortalama net maaşları hesaplandı. Bunun yanında bazı ürünlerin farklı ülkelerdeki fiyatlarına yer verildi. Buna göre İstanbul’da yaşayanlar aylık ortalama 433 dolar net maaş alırken, 256 GB’lik bir iPhone XS almak isterse 1880 dolar ödüyor. Buna göre bir iPhone XS fiyatı İstanbul’da yaklaşık 4.3 maaşa denk geliyor. Bu da ortalama bir İstanbullunun iPhone XS almak için yemeden içmeden 130 gün çalışması gerektiği anlamına geliyor. Gelişmiş ülkelerde gelişmekte olan ülkelere göre maaşlar daha yüksek ve birkaç istisna dışında telefon fiyatları daha ucuz olduğu için buralardaki çalışanlar daha kısa sürede iPhone XS olabiliyor. Bu telefonu alabilmek için en az çalışması gerekenler ise Apple’ın Cupertino’daki genel merkezine 1 saatlik araba yolculuğuyla ulaşabilen San Franciscolular. Değerlendirmeye giren şehirler arasında San Francisco 6 bin 525 dolarla aylık ortalama net maaşların en yüksek şehir. Bu şehirde yaşayıp ortalama kazanca sahip olan birisinin iPhone XS almak için 6 gün çalışması yetiyor. (https://www.haberturk.com/bir-iphone-xs-istanbullunun-43-aylik-emegine-bedel2473744-teknoloji)

Bu yazıyı okuduğumda ülkem insanı adına gerçekten üzüldüm. Çünkü insanımızın emeği bu kadar ucuz olmamalı. Tabii ki insan hayatını sadece akıllı telefona endeksleyerek yorum yapmıyorum. Buradaki asıl konu son model bir akıllı telefon değil. İthal edilen bir ürünün durumu. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın 2018 yılı verilerine göre Türkiye’nin ithal ettiği ürünlerin toplam tutarı 223,047 milyar dolar. İhraç ettiğimiz ürünlerin toplam tutarı ise 167,934 milyar dolar. İthal ettiğimiz ürünlerin büyük çoğunluğunu yüksek teknolojili ürünler oluşturuyor. İthal ettiğimiz ürünleri de dolar ve euro bazında aldığımızı düşünürsek teknoloji namına aldığımız her ürün çok pahalı geliyor. Bir de üstüne duble vergiler gelince iş çığırından çıkıyor.

Yurtdışından gelen vatandaşlarımızın her birinin elinde son model akıllı telefon olmasına rağmen Türkiye’de gördüklerinde şaşırdıklarını fark ediyorum. Neden şaşırdıklarını sorduğumda genellikle şu cevabı duyuyorum: “Ben asgari ücret (ortalama 1400 euro) alıyorum, telefon 800 euro. Türkiye’de asgari ücret 2000 TL, iyi diyebileceğimiz bir akıllı telefon 5000 TL. Nasıl alıyor insanlar?”

Tabii ki kimse zorla vermiyor bu telefonları. Biz alıyoruz. Peki niye alıyoruz?

Cevap çok açık: sosyal medya. Sosyal medya kullanırken arkadaşlarımızı hayatımıza ortak ediyoruz. Aldığımız şeyleri, gittiğimiz yerleri, yediğimiz yemekleri paylaşarak sağlıyoruz bu ortaklığı. 3 yıldır görmediğiniz bir arkadaşınız sizin nereye tatile gittiğinizi, hangi telefonu kullandığınızı, hangi marka arabanız olduğunu, kiminle evlendiğinizi, eşinizin ne iş yaptığını biliyor mesela. Eee başkasında görüp de yapmamak olur mu? Biz de “desinler” diye bir durum var. Ahmet Volkswagen’e biniyor desinler, Seda iPhone kullanıyor desinler, Murat Marlboro içiyor desinler. Desinler de desinler 🙂 Bunları duymak çok hoşumuza gidiyor. Peki bunları diyenler Ahmet o arabanın parasını ödemek için kaç yıl çalışacak, Seda o iPhone’un taksiti için kaç ay alın teri dökecek diye düşünüyorlar mı? Tabii ki hayır. Peki biz etrafın bu “övgülerine” mazhar olabilmek için neden kendimizi bu kadar yıpratıyoruz? Neden emeğimizi bu kadar hiçe sayıyoruz? Bir saniyesini bile geri döndüremediğimiz hayatı bu kadar basitşeyler için harcamak ne kadar doğru?

Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımda en pahalı, en kıymetli şeyin insan emeği olduğunu görüyorum. Fakat ülkemizde bu durum tam tersi. Hayatımızı neye, nelere adadığımızı iyi düşünmek gerek. Unutmayın, emeğinizin değerini toplum yargıları değil ancak siz belirleyebilirsiniz!

Mehmet Akif Eligül

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz