Hadi Gel Köyümüze Geri Dönelim

0
13

Bu türkü şimdi bir yerlerde çalsa ve duymuş olsak söylemeyenimiz ve oynamayanımız olmaz herhalde.. Bu yazımızda bahsedeceğimiz husus mühendislikten, hesap ve çizim yapmaktan, inşa etmekten vb. şeylerden çok uzakta olacak; bu türkünün gerçek oluşunu beraber görelim..

İmkânların kısıtlı olduğu dönemlerde insanlar, okumak ve yeni bir iş bulmak kısacası geçinmek için memleketlerini, doğduğu yerleri yani köylerini terk etmek durumunda ve şehirlere göç etmek, taşınmak zorunda kaldılar. Okudular, okuttular, çalıştılar ve belli yerlere geldiler. Eee, şimdi..?

Artık belirli yerlere gelmiş ve birikimlerini yapmış insanlar, senede birkaç kez sadece ziyaret için ve üstelik birkaç günlüğüne gittikleri memleketlerinin yollarını yine tutar oldu. Fakat bir farkla, orada temelli kalma ya da yazlık yaptırma hayali ile..

Küçük bir bilgiyi de veremeden edemeyeceğim; büyük şehirlerde kentsel dönüşüm ve toplu konutla ilgili yatırım projelerinin Anadolu’ya yayıldığını ve büyük şehirler dışındaki diğer illerimize de uygulandığını görmemek elde değil. Artan talepler ve Anadolu’nun da gelişmesi için bu tarz bir dengelemeli yatırım planlandığını anlayabiliriz.

Biz asıl meselemize geri dönelim.. Müstakil ve bahçeli bir evde oturma ya da en azından şehrin gökdelenlerinin arasından daha az katlı yerlere sıyrılma isteği ile başladı bu güzel serüven. Memleket havası kime iyi gelmezdi ki.. En çok da eski topraklara belki; “orda bir köy var uzakta..” dedikleri, ama yeni neslin de doğadan ve doğallıktan yararlanma hakkı pek tabi ki vardır.

Terk ettikleri evleri eskisi gibi değildir ne yazık ki. Hayatlarının daha iyi olması düşüncesi ile gidip yaptıkları birikimleri buraya harcamanın tam da zamanı idi şimdi Sonrasında şehrin kalabalığından uzak, kimsenin karışmadığı belki ve huzurlu bir yuva onların olur.

Kendimden de örnek vermek isterim doğrusu; en yakın arkadaşımın amcası memleketlerine yerleşti ve şuan büyük baş hayvancılıkla Karadeniz’in yaylalarında yaşamakta. Komşumuz Naciye Abla, o da emekli olduktan sonra Balıkesir’de yazlıkta kalıyor. Bu gibi birçok örnek var hem ben de hem de siz de.. Aa bir de benim annemler var. Onlar da şimdi memlekete “iki dam bir göz” dedikleri bir yerin yapımı için uğraşmakta, inşallah hayırlısı olur.

Bu arada fotoğraflar da benim memleketten, o çoban da rahmetli dedem.. Memleket mi: o da yazının kapağında orası gibi balonlu hayallerde, Nevşehir..

“Gittiğin yer senindir.” sözünü hepimiz biliriz. Ancak kendisine ait olan ve kendisinden olan bir yer de pek tabi en güzel gidilendir. Bu hem gidenlerin hem de kalanları hikayesi.. Kalanlardı gidenler belki.. Şimdi “hadi gel köyümüze geri dönelim..”.

Betül Sena SAĞLAM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz