Teknoreset
Ana Sayfa > Gündem > İhtişamın Manevi Yüzü

İhtişamın Manevi Yüzü

(KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN)

            Es-selamu aleyküm kıymetli okurlarımız. Rahmanın nasibi ile yine pınarın özünde birlikteyiz. “Hiçbir şeyi ben yaptım deme. Ele geçirdiğim tüm kaleler, kazandığım tüm başarılar Allah’ın bir lütfudur.“ Sözünün sahibi Büyük Osmanlı padişahı SULTAN SÜLEYMA’IN ihtişam dolu hayatının manevi yönünü paylaşacağım.

            Kanuni sultan Süleyman Osmanlı Devleti’nin onuncu sultanı ve İslam halifelerinin yetmiş beşincisi. Babası Yavuz Sultan Selim Han, annesi Ayşe Hafsa Sultan olup, Kanuni lakabıyla meşhur olmuştur.

            6 Kasım 1494 tarihinde Trabzon’da doğdu. Avrupalılar, “Büyük Türk, Muhteşem Süleyman” lakapları ile tanırlar. Kanuni Sultan Süleyman Han’a “Süleyman” ismi, Kur’an-ı kerim açılarak verildi. Neml suresi otuzuncu ayeti kerimede geçen Süleyman’ın(aleyhisselam) isminden alındı.

            Sultan Süleyman, rüyasında Peygamber efendimizi görür.  Peygamber efendimizi takip ederek bugün Süleymaniye’nin inşa edilmiş olduğu 70 dönümlük güzel manzaralı tepeye gelirler. Bu tepe hem Haliç’i hem de Boğaziçi’ni mükemmel bir açıyla görmektedir.  Peygamber efendimiz kanuni Süleyman’a; “Mihrabı buraya, minberi şurada olsun” der. Kanuni Sultan Süleyman, kutlu rüyadan uyanır, şükürler eder. Mimar Sinan’ı hemen çağırtır. Hiçbir açıklama yapmadan ve büyük bir heyecanla onu rüyasında gördüğü yere götürür. “Buraya bir camii bir de külliye yapacağız.” Diye sözlerini bağladığında, Mimar Sinan söze karışır; “Sultanım mihrabı burada, Minberi şurada olsun..” Sultan Süleyman şaşırır; “Sinan, sen bu işten haberli gibisin” der. Mimar Sinan cevap verir; “Sultanım dünkü rüyanızda bende bir adım gerinizden geliyordum” der. Temelde ilk taşı şeyhülislam Ebusuud Efendi koydu…

            Fatih külliyesinden sonra devrin en büyük üniversite merkezi olarak planlandı. Süleymaniye Camii, ihtişam ve zarafet yönünden yalnız Türk mimarisinin değil, bütün dünya mimarisinin en seçkin eserlerinden birisidir. Gelelim Süleymaniye Camii ve külliyesinin inşaatında bilinen sırlara deprem mühendisliği tekniklerini kullanmış olup en şiddetli depremlerden bile etkilenmemektedir.

            Mimar Sinan’ın kalfalık eserim dediği Süleymaniye Camiinde verilecek vaazların duyulması için akustik sistemi üzerinde çalışmış, sesin bir noktadan çıkarak camiinin her köşesinde eşit şekilde dağılmasını sağlamıştır. Mimar Sinan, yanan mumlardan çıkan isin camiye zarar vermemesi için bir is odası tasarlamış ve hava akımını is odasına yönlendirerek bu odada biriken isten mürekkep elde edilmesini sağlamıştır. Bu mürekkepten devrin en önemli yazması eserler de, en önemli siyasi, idari, dini amaçlı fermanlarında kullanıldığını ve yazıların asla kaybolmadıklarını biliyor muydunuz? Caminin içindeki oyuklardan içeriye baktığınızda, birinden caminin içindeki Allah, diğerinden ise Muhammed yazılı dev levhaları görürsünüz. Ayrıca Süleymaniye’nin hangi köşesini, hangi duvarını, hangi açısını ölçerseniz ölçün, sayısal olarak karşınıza Allah kelimesinin ve katlarının çıktığını görürsünüz.

            Soylu ecdadımızın sahip olduğu kıvrak zekayı ve yüksek maneviyatı anlayan, bundan da gurur duyan bir gençliğin yetişmesi dileğiyle..


Şeyda KÖŞKER

Bir cevap yazın

Yukarı