Küresel Soğuma Mı..

0
45

Buz Devri filmi serisinin bir de bu versiyonun çeksinler, belki de çekerler.. Yaz çocuğu olmama rağmen kışı severim ama şimdi “doğduğumuz il’e karlar yağıyor gardaşım” mısraları da gerçek oldu.

Son yıllara damgasını vuran bir konuydu “küresel ısınma” ve dahi “iklim değişikliği”.. Peki neden bazı yerlere dolu yağıyor, üstelik yazın tam da ortasında!


Ah ah.. Üniversitede okurken arkadaşlarıma söylerdim de.. Artık manşetlerde, yazılarda ve projelerde bu başlığın “küresel soğuma” olarak değişmeye başladığı bir gerçek ve öyle görünüyor ki önemini de çokça arttıracağı bir husus olacak.

Küresel soğuma nedir, nerden çıkmıştır vb. tarzı sorular ebette var, üstelik oldukça da fazla. Alışık olmadığımız bir durum aslında. Bu yazımızda sizlere bu konu ile ilgili öngörülen ve bazı bilimsel araştırma-bulgularda da belirtilen bilgileri aktarmaya çalışacağız. Dileyen okurlarımız ayrıca araştırabilirler ki ben fayda sağlayacağını düşünüyorum.

Artık başlayalım şu “küresel soğuma”ya.. Yazın bunaltıcı havalarında soğuk kelimesi bile bir nebze iyi geliyor fakat küresel kelimesini de duyunca ürpermiyor ya da endişelenmiyor değiliz. Kötü bir şey mi, iyi bir şey mi takdiri size bırakıyorum..

Artan sanayileşme, kentleşme vb. sebeplerden dolayı ozon tabakasının delinmesi ve güneş ışınlarının farklı açılarla gelip geri dünya atmosferini terk etmemesinden dolayı küresel ısınma oluşmuştu. Birden soğumaya başlaması nedendir peki? Birden başlamadı aslında, sadece biz ısınmaya odaklandığımız için soğuma ile ilgili trendlik bizi düşündürüyor.

Güneş bizi terk mi ediyor?

Güneş ışınlarının eskisi gibi gelmemesi, birbirini kesmesi ve aktivitesinin azalmasından dolayı dünya buzul çağ diye iklim dünyasında adlandırılan bir döneme girdi.

Minimum düzeyde 30 yıl olması beklenen bu dönemde sıcaklığın azalması, buzulların oluşmaya başlaması, elektromanyetik hava alanındaki değişimden dolayı da fırtınaların oluşması vb. gibi doğal olayların olması öngörülmektedir ki yer yer de dünya üzerinde farklı coğrafyalarda günümüzde yaşanmaya devam ettiğini görmekteyiz. Bu öngörülere ise geçmişte yaşanılan doğa olayları gözlem ve kanıtları ile varılmaktadır ki genelde de verilen tarih 1645-1715 yılları arasında da yaşanılan soğuma dönemidir (“Maunder Minimum” dönemi diye geçmektedir.).

Bu konu ile ilgili olarak araştırılacak ve yapılması öngörülecek çokça husus vardır. Önem ve dikkat çekilmesi gereken, üzerinde durulması gereken bir durumdur. Elimizde ve ulaşabildiğimiz kaynaklarda genel olarak bilgiler bu yönde idi. Benim de kaydettiğim güzel bir bilgi sunumunu da kaynak olarak aşağı eklemek istiyorum.


Küresel soğuma ile ilgili olarak araştırma ve bilgi edinmeye devam edelim, çünkü bizim de soğuk kaldığımız bir mevzuudur..

Betül Sena SAĞLAM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz