Teknoreset
Ana Sayfa > Web > Sanal Öğretmenler

Sanal Öğretmenler

Dünyada Türkiye gibi genç nüfusun yoğun olduğu çok fazla ülke yok. Genç nüfus ülkeler için büyük bir avantaj fakat bu kitlenin doğru yönlendirilmemesi,  durumu bir anda dezavantaja çeviriyor. Günümüzde gençlerin yetenek ve enerjilerini yönlendirmek için kullanılan en önemli enstrüman, eğitimdir. Nüfus fazla, genç nüfus oranı da genel nüfusun içinde çok büyük bir paya sahipse ister istemez inceden bir kaos ortamı da oluşuyor. Sebebi genç nüfusun fazla, eğitim imkanlarının sınırlı olması. İş böyle olunca ortaokuldan itibaren sınavlar devreye giriyor. Bu sınav furyası ilk olarak şimdiki adı TEOG olan (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi) liselere giriş sınavı ile başlıyor. Liseden sonra ise sonu “S” harfi ile biten sınavların ardı arkası gelmiyor; YGS, LYS, KPSS, ALES, YDS, TUS …

İyi de bunların bilişim ile ne ilgisi var? Aslında eğitim ve bilişim çok ilgili olmaya başladı. Türkiye’de eğitimin internet üzerinde ilk aktifleşme çabaları, özel ders hocalarının internet siteleri üzerinden ilan vermesiyle başladı. Fakat küçük bir problem vardı. İlanı verenin ehil olduğunu tespit etmek mümkün değildi. Liyakati ölçmek için en azından birkaç ders almak gerekiyordu.

Sonrasında video sitelerinin daha yoğun kullanımıyla video dersler ortaya çıktı. Bire bir derslere göre çok daha iyiydi. Hem bedavaydı hem de öğrenciler öğretmeni beğenmediği anda bir tıkla dersi dinlemekten vazgeçebiliyordu. Tam o noktada bir kırılma oldu. Bu kez eğitimciler olaya farklı bir açıdan bakmaya başladılar. Konusunda uzman öğretmenler cüzi ücretler karşılığında sadece 8:00-17:00 saatleri arasında değil de akşamları yada öğrencinin uygun olduğu saatlerde canlı ve kayıttan ders verebileceklerdi. Türkiye’de bu sistemi belki de ilk hayata geçirmek isteyen Eren Bali ve arkadaşları oldu( Eren Bali ve udemy hakkındaki yazıma bu linkten ulaşabilirsiniz: https://www.teknoreset.com/adi-eren-degil-de-mark-olsaydi/ ).

Böyle hızla gelişen bir sektör oluşunca eğitimcilerinde ciddi bir kısmı bu alana yöneldiler. Gündüz saatlerinde dershanede yada devlet okulunda çalışan öğretmenler, evlerinde oturarak akşamları birkaç saatlerini ayırıp ek kazanç sağlamaya başladılar. Sektör ilerleyip, rekabet artınca kalite yükselip fiyatlar düşmeye başladı. Daha sonra inekle.com internet sitesi ortaya çıktı. İnekle.com olayı daha farklı bir boyuta taşıdı. İyi üniversitelerden, kendine güvenen, iletişimi kuvvetli öğrencilere internet üzerinden ders verdirerek yayın hayatına başladılar. Hem ders ücretleri ucuz, hem de ders alınan kişinin eğitim geçmişi bilindiği için güven problemi olmadı. Ailelerde çocuklarına bilgisayar başında, uygun fiyata ve istediği saatte ders aldırma fırsatını kaçırmadılar tabii ki.

Daha sonra KPSS, YDS vb. sınavlara hazırlanmak isteyip, çalıştığı için fırsat bulamayanlar bu alana yöneldiler. Hem gün içinde ders zaman harcamıyorlar hem de dershanelere göre çok ucuz ders alıyorlardı.

Online ders olayı eğitimcilerinden çok işine yaradı. Çok gelir sağlamak çok kar etmek anlamına gelmiyordu. Öğrenciler için fiziki şartları oluşturmak oldukça maliyetli olduğundan masrafları nerdeyse sıfıra indirip, öğrenci sayısını arttırmak daha mantıklı bir yatırımdı.

Şuan internette birçok öğretmen youtube.com gibi ücretsiz platformlardan ders vererek kendini tanıtıyor yada ücretli sitelerden eğitim veriyor. Her halükarda bu sistemden öğrencilerde fayda sağlıyor. Mesafe olarak ulaşması mümkün olmayan öğretmenlerden ders almak öğrenciler için ciddi bir şans. Fakat bu olayında fırsatçıları ve tokatçıları mevcut. Bilindik sitelerden eğitim almanıza engel yok fakat 3-5 lira daha ucuz diye fırsatçılara inanmamanızı tavsiye ediyorum.

 

 

Hazırlayan : Mehmet Akif ELİGÜL

Bir Cevap Yazın

Yukarı